Communities in DSpace

Select a community to browse its collections.

Now showing 1 - 5 of 7

Recent Submissions

Item
STRATEJİK YÖNELİMLERİN İŞLETME PERFORMANSINA ETKİSİ: GİRİŞİMCİLİK YÖNELİMİ VE GİRİŞİMCİLİK YETENEKLERİ ETKİLEŞİMİNİN ARACILIK ROLÜ
(2022-01-01) Yılmaz, Mustafa
Girişimcilik kavramı ülkelerin istihdam, refah ve sürdürülebilir kalkınmalarına olan pozitif etkisi dolayısıyla önemi gittikçe artan bir kavram ve araştırma alanıdır. Girişimcilik, yönetim, pazarlama gibi birçok farklı disiplinde ele alınan önemli başlıklardan birisi işletmelerin sahip oldukları yönelimler ve yeteneklerdir. İşletmelerin sahip oldukları yönelimler sürdürülebilirliklerini devam ettirebilmesi ve üstün performans elde edebilmesi için, işletmelerin stratejik yönetim felsefesi doğrultusunda gerçekleştirdikleri eğilimlerdir. Kaynak temelli görüşten hareketle yönelimler işletmelerin sahip oldukları kaynaklar arasındadır, fakat çevresel dinamizmin artması sonucunda işletmeler üstün performans ve rekabet avantajı için belirli yeteneklere veya kaynak-yetenek etkileşimine ihtiyaç duymaktadır. Artan çevresel dinamizme uyum sağlayabilmek için işletmelerin sahip olması gereken yetenekleri ifade eden dinamik yetenekler teorisinden hareketle, işletmelerin sahip oldukları dinamik yeteneklerden birisi de girişimcilik yetenekleridir. İşletmeler belirli yönelimler ve yeteneklere sahip olabilir fakat bunların bütünlüğünü ve etkileşimini sağlayabildiği zaman bu kaynak ve yetenekler işletmelere daha üstün performans ve rekabet avantajı sağlayabilecektir. Bu noktadan hareketle çalışmamızda işletmelerin sahip oldukları pazar yönelimi ve teknoloji yöneliminden oluşan stratejik yönelimlerin işletmelerin finansal ve finansal olmayan performansları üzerindeki etkisinde, girişimcilik yönelimi ve girişimcilik yetenekleri etkileşiminin aracılık rolü araştırılmaktadır. Marmara bölgesinde yer alan girişimciler veya işletmelerin üst düzey yöneticilerinden elde edilen 348 anket analizi sonucunda, girişimcilik yönelimi ve girişimcilik yetenekleri arasındaki etkileşimin, işletmelerin finansal ve finansal olmayan performansları üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu elde edilmiştir. Ayrıca girişimcilik yönelimi ve girişimcilik yetenekleri etkileşiminin stratejik yönelimler ve işletme performansı arasındaki ilişkiye aracılık ettiği gözlemlenmiştir. The concept of entrepreneurship is an increasingly important concept and research field due to its positive impact on employment, welfare and sustainable development of countries. One of the important topics discussed in many different disciplines such as entrepreneurship, management and marketing is the orientations and capabilities of businesses. The orientations of the businesses are the tendencies that the businesses carry out in line with the strategic management philosophy in order to maintain their sustainability and achieve superior performance. Based on the resource-based view, orientations are among the resources that businesses have, but as a result of the increase in environmental dynamism, businesses need certain capabilities or resource-capability interaction for superior performance and competitive advantage. Starting from the dynamic capabilities theory, which expresses the capabilities that businesses should have in order to adapt to the increasing environmental dynamism, one of the dynamic capabilities that businesses have is entrepreneurial capabilities. Businesses may have certain orientations and capabilities, but when they can ensure their integrity and interaction, these resources and capabilities will provide businesses with superior performance and competitive advantage. From this point of view, in our study, the mediating role of the interaction of entrepreneurial orientation and entrepreneurial abilities in the effect of the strategic orientations of the businesses, consisting of market orientation and technology orientation, on the financial and non-financial performance of the businesses is investigated. As a result of the analysis of 348 questionnaires obtained from entrepreneurs or senior managers of businesses in Marmara region, it has been found that the interaction between entrepreneurial orientation and entrepreneurial capabilities has a positive effect on the financial and non-financial performances of businesses. It has also been observed that the interaction of entrepreneurial orientation and entrepreneurial capabilities mediates the relationship between strategic orientations and business performance.
Item
Avrupa Birliği Ekonomilerinde Toplumsal Cinsiyet Kurumu Ekseninde Şekillenen Kariyerler
(Filiz Kitabevi, 2021-04-01) Ünlü , Onur; Ünlü Gezegen, Sevim
Toplumsal cinsiyet kavramı ve toplumsal cinsiyet eşitliği politika ları1, özellikle 2000’li yılların başından itibaren, büyük ölçüde uluslara rası kadın hareketinin ve ulus-devlet sınırlarını aşan toplulukların bu yön deki iradesi sonucunda, devletlerin ve devletler arası nitelikte kurumların gündeminde yer edinmiştir. Bununla birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği nin sağlanmasına yönelik duyarlılığın artmış olması, bu yöndeki yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi ve eşitsizliğin azalmasının sağladığı top lumsal, ekonomik ve siyasi kazanımlarının kanıtlanmış olması, günü müzde herhangi bir ülke veya bölgede tam eşitliği sağlayamamıştır. 1995 yılında, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele amacıyla kabul edilen Pekin Eylem Platformundan günümüze dek kız çocukların eğitime katı lımı artmış, erken yaşta evlilikler azalmış, parlamentolarda ve lider po zisyonlarına görev alan kadınların oranı yükselmiş ve toplumsal cinsiyet eşitliğini hedefleyen hukuki düzenlemelerin sayısı artmıştır.2 Dünya Eko nomik Forumunun3 2020 yılı Küresel Toplumsal Cinsiyet Ayrımı En deksi raporuna göre, toplumsal cinsiyet ayrımının en az olduğu bölgeler sırasıyla Batı Avrupa (%76.7) ve Kuzey Amerika (%72.9) iken en fazla olduğu bölge Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dır (%61.2).4 Toplumsal cinsi yet eşitliğinin sağlanması yönündeki gelişimin aynı hızda devam ettiği varsayımı altında, eşitsizliğin Batı Avrupa’da 54, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaklaşık 140 yıl sonra sona ermesi beklenmektedir.5 Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için bugüne kadar atılan adımların yeterli olmadığını göstermektedir.
Item
Online Eğitim ve Kadın Öğretmenlerin Evden Çalışma Dönemi Deneyimleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları, 2021-12-01) Ünlü Gezegen, Sevim
Covid-19 salgını ve online eğitim düzenlemeleri eğitim sistemini birçok açıdan etkilemektedir. Salgın koşullarının zorunlu kıldığı evden çalışma döneminde birinci vardiya (ücretli iş) ve ikinci vardiya (ev içi emek) ayrımı ortadan kalkmış ve tek bağlamda iki vardiyanın gereklilikleri yerine getirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmanın amacı, tek mekanda iki vardiyanın devam ettirildiği evden çalışma biçiminde evli ve çocuklu kadın öğretmenlerin birinci ve ikinci vardiyalarda yaşadıkları değişimleri ve bu değişimlerin muhtemel sonuçlarını gözlemlemektir. Bu doğrultuda keşfedici bir araştırma tasarlanmıştır. Verilerin toplanması için nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış mülakat tekniği tercih edilmiş, amaçlı örneklem yöntemiyle 15 evli ve çocuklu kadın öğretmen ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler uzaktan eğitimin yapıldığı ve kısıtlamaların devam ettiği dönemde telefonla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların onayı ile ses kayıtları alınmış ve mülakattan hemen sonra kayıtlar yazıya dökülmüştür. Veri analizi için içerik analizi tercih edilmiştir. İçerik analizi dahilinde öncelikle mülakat verileri betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre evden çalışma, kadınlar için çoklu rol gerekliliklerinin aynı anda ve aynı mekanda yerine getirilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum çalışma ve çalışma dışı saatler arasındaki sınırları belirsizleştirmiştir. Uzaktan eğitim sistemi teknolojisini öğrenmek, geleneksel yüz yüze eğitim sistemi gereklilik ve hedeflerini uzaktan eğitim sistemine adapte etmek, veliler ile artan iletişim ve öğretmenler üzerinde artan informal denetimleri gibi sebeplerle birinci vardiyada; çocuk bakımı, ev temizliği ve yemek yapma kapsamında artan ihtiyaçlar nedeniyle de ikinci vardiyada iş yükünde artış yaşanmıştır. Bu nedenle günlük dinlenme süreleri azalmıştır. Ayrıca, ebeveynlerin öğretmenler üzerindeki denetim düzeyleri salgın döneminde artış göstermiştir. Bu artışı açıklar nitelikte online eğitim, ebeveynlere dersler boyunca sınıf ortamını farklı yollar ile yakinen gözlemleme imkanı sunmaktadır. Artan denetimin, özellikle özel okul çalışanı öğretmenlerde kaygı düzeyinin artması ve tükenmişlik sendromu gibi sonuçlara kaynaklık edebileceği gözlemlenmiştir. Diğer taraftan evden çalışma, ev ve okul arasındaki bağlamı değiştirmenin (mod değişimi, odaklanma vb.) psikolojik kazanımlarını deneyimleme şansını ortadan kaldırabilmektedir. Ayrıca anne ve öğretmen rolleri arasında rol çatışması ihtimalinin artabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Item
Yapay Zekâ ve Prompt Mühendı̇slı̇ğı̇: Temel Kavramlar ve Uygulamalar
(Serüven Yayınevi, 2024-12-30) Esra İŞGÖR ŞİMŞEK