Sanat ve Tasarım Fakültesi
Permanent URI for this collection
Browse
Browsing Sanat ve Tasarım Fakültesi by Author "Doğan Ak, Semra"
Now showing 1 - 4 of 4
Results Per Page
Sort Options
Item Biçim Karşısında Tutumlar(Ulakbilge, 2017-04) Doğan Ak, SemraIn order to start with the thesis of art is the mirror of society reflected upon itself, it is the generation of silence or talking, pressing down or expressing. These customs become the cacophony spaces like Babel tower with the art fairs, exhibitions and festivals, biennials. Every collection space finds mini-models embodied in each micro-communities. The Babel Tower is mended every time without being ruined or constructed all over. Through the first part, the relation is mentioned between the structure of the power and the community. Carnivals, festivals, nuptials and feasts made from public’s reflexes were frozen moments against the power. Kings (which are at present known as presidents, the Pope, pop-stars…) and the public accepted that it is the day to laugh, dance, have fun and speak each other in the same space, at the same time, around the same tamble. Grotesque smile becomes common fun instead of being shameless, odium, rude and ugly. On the contrary, Foucault ideology claims that the power has already noticed it would able to control it instead of censoring. Discovered to watch it by building a close society. There are many examples of the power to lead the art same way. It is mentioned in the text, how the power materialized even simple themes as portrait and stil-life paintings. In portrait paintings the power can be even the artist nor the tycoon. When the artist found out what could be done with the portrait art, he dominated the viewer. Then the viewer cannot overcome these domination's or provocations and acts involuntarily. The artist is glad to see these reflexes. In the second part, intolerance of artists and non-representative is given by many examples.Item Halkın Gülüşü: Grotesk İmge(Akademisyen Kitabevi, 2021) Doğan Ak, SemraFestivalizm konulu bu kitabın çıkışı halkın gülüşü, halkın özgürlüğe olan ilgisi ile bağlantılı olan festivaller, karnavallar, fuarlar ve bayramların incelenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Festival ve karnavalların kökeninden, alışkanlığından bahsedilerek günümüz hayat pratikleri ve reflekslerine nasıl yol açtığına bağlanır. Sonuçta ise, günümüz sanatı tarafından nasıl okunduğuna değinilmektedir. Doğduğum Bulgaristan, 1989 yılında büyük bir değişim geçirerek benim ailem ile göç etmeme sebep olmuştu. Çocukluğumun geçtiği dönemler büyük bir baskı altında yaşanılan bir hayattı. Kendini ifade etmede zorluk çektiğimiz ve simgelere başvurduğumuz zamanlardı. Herkesin bir takma adı vardı.[1] Ancak anaerkil bir toplum yapısından, Türkiye’deki ataerkil yapısına alışmamız biraz daha zorlu oldu. Alışkanlıklar, gelenekler, simgeler ve ifadeler hep bir karşı tavır geliştirmeme neden olmuştu. Simgesellik, susmayı, bastırmayla dışavurmayı karşılayan eylemdir. Farklı kültürlerde uygulanan dini bayramlar, eğlenceler, festivaller, yeme alışkanlıkları, danslar ve espriler, kahkahalar, argolar dikkatimi çekmiştir. Metnin karnavalesk terimine vurgu yapması, sanat dinamikleri içinde halkın söyleminin önemini vurgulamaktadır. Her sanat pratiği içerisindeki halk tahrikleri ve yorumları, reflekslerinin var olduğunu ve bunların karnavalesk alışkanlıklar bağlamında olduğunu belirtmeye çalışmaktadır. Günümüz sanat pratiklerinin büyük oranda halk refleksleri bağlamında şekil değiştirilmesine izin verilen yapıda olduklarına vurgu etmeye çalışılmaktadır.Item Postmodernizmde Skandal Yapıtlar(MTD Dergisi, 2017) Doğan Ak, SemraModernizm ile estetik kavramı tartışılmaya başlandığı zamandan günümüze, izleyiciyi galerilerde ve sergilerde Greenberg estetiği karşıtı nitelendirebileceğimiz sanat nesneleri ve imgeleri ortaya çıkmaktadır. Her birinde seyirciyi şok etme amacı güdülürken, izleyiciler tahammülsüzlük göstermeye başlamışlardır. Peki, bu bir başarı mıdır? İktidarın tahakkümleri sonucu sanatçılar tepki gösterme, söz söyleme, diyaloga girme ihtiyacı duymuşlardır. Avangard ve Dada akımların ömrü kısa olmuş ancak, sonraki kuşakların etkileri uzun sürmektedir. Sanatçıların tahrikleri, izleyici, sanat alımlayıcıları ve yorumlayıcılar üzerinde tahammülsüzlüklere sebep olmuştur. İzleyicilerin refleksleri, sanatçıların hedeflediği diyalogların başarısı mıdır? Eleştirmenler imge bolluğundan ya rahatsız olmuşlardır, ya da bunu fırsat bilip metinler üzerine metinler yazmışlardır. Metinlerin sanat eserleri önüne geçmiş olması, sanat yapıtlarının özgünlüğü hakkında rahatsızlıkları palazlandırmaktadır. Sanatta skandalın bir gereklilik olup olmadığını, sanat tarihinde örnekler ile belgelemeyi amaçlayarak bir açıklık getirme güdüsüyle yazılmıştır.Item Renk Armonilerinin Teorisi(Akademisyen Kitabevi, 2021) Doğan Ak, SemraRengin fiziksel yapısı ve rengin insan psikolojisi üzerine etkileri uzun bir dönemin araştırma konusu ve ilgi odağı olmuştur. Mimari düzenlemeler ve iç mimarlığın insan duygulanımını göz ardı etmeyen araştırmaları sonucu, dış mekan ve iç mekan düzenlemesinde renk seçimi çok önemsenmektedir. Renklerin simgesel anlamları bile bayrakların oluşum aşamasında uzun tartışmalar sonucu karar kılınıp sonuçlandırılmıştır. Uzay teleskoplarının yapımında kullanılan ve askeri malzemelerin görünmezlik illüzyonu gerektiren araçları için bulunmuş, ışığı yansıtmayan ve dünyanın en koyu siyahı ‘vantablack’in bulunuşu da bir ihtiyaç sonucu kullanılmaktadır.