
Communities in DSpace
Select a community to browse its collections.
- Research and Application Centres
- Institutes
- Faculties
- Vocational College
Recent Submissions
Avrupa Birliği Ekonomilerinde Toplumsal Cinsiyet Kurumu Ekseninde Şekillenen Kariyerler
(Filiz Kitabevi, 2021-04-01) Ünlü , Onur; Ünlü Gezegen, Sevim
Toplumsal cinsiyet kavramı ve toplumsal cinsiyet eşitliği politika
ları1, özellikle 2000’li yılların başından itibaren, büyük ölçüde uluslara
rası kadın hareketinin ve ulus-devlet sınırlarını aşan toplulukların bu yön
deki iradesi sonucunda, devletlerin ve devletler arası nitelikte kurumların
gündeminde yer edinmiştir. Bununla birlikte toplumsal cinsiyet eşitliği
nin sağlanmasına yönelik duyarlılığın artmış olması, bu yöndeki yasal
düzenlemelerin güçlendirilmesi ve eşitsizliğin azalmasının sağladığı top
lumsal, ekonomik ve siyasi kazanımlarının kanıtlanmış olması, günü
müzde herhangi bir ülke veya bölgede tam eşitliği sağlayamamıştır. 1995
yılında, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele amacıyla kabul edilen
Pekin Eylem Platformundan günümüze dek kız çocukların eğitime katı
lımı artmış, erken yaşta evlilikler azalmış, parlamentolarda ve lider po
zisyonlarına görev alan kadınların oranı yükselmiş ve toplumsal cinsiyet
eşitliğini hedefleyen hukuki düzenlemelerin sayısı artmıştır.2 Dünya Eko
nomik Forumunun3 2020 yılı Küresel Toplumsal Cinsiyet Ayrımı En
deksi raporuna göre, toplumsal cinsiyet ayrımının en az olduğu bölgeler
sırasıyla Batı Avrupa (%76.7) ve Kuzey Amerika (%72.9) iken en fazla
olduğu bölge Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dır (%61.2).4 Toplumsal cinsi
yet eşitliğinin sağlanması yönündeki gelişimin aynı hızda devam ettiği varsayımı altında, eşitsizliğin Batı Avrupa’da 54, Orta Doğu ve Kuzey
Afrika’da yaklaşık 140 yıl sonra sona ermesi beklenmektedir.5 Bu durum,
toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için bugüne kadar
atılan adımların yeterli olmadığını göstermektedir.
Online Eğitim ve Kadın Öğretmenlerin Evden Çalışma Dönemi Deneyimleri
(Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları, 2021-12-01) Ünlü Gezegen, Sevim
Covid-19 salgını ve online eğitim düzenlemeleri eğitim sistemini
birçok açıdan etkilemektedir. Salgın koşullarının zorunlu kıldığı
evden çalışma döneminde birinci vardiya (ücretli iş) ve ikinci
vardiya (ev içi emek) ayrımı ortadan kalkmış ve tek bağlamda
iki vardiyanın gereklilikleri yerine getirilmeye çalışılmıştır. Bu
araştırmanın amacı, tek mekanda iki vardiyanın devam ettirildiği
evden çalışma biçiminde evli ve çocuklu kadın öğretmenlerin
birinci ve ikinci vardiyalarda yaşadıkları değişimleri ve bu
değişimlerin muhtemel sonuçlarını gözlemlemektir. Bu doğrultuda
keşfedici bir araştırma tasarlanmıştır. Verilerin toplanması için
nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış mülakat
tekniği tercih edilmiş, amaçlı örneklem yöntemiyle 15 evli ve
çocuklu kadın öğretmen ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir.
Görüşmeler uzaktan eğitimin yapıldığı ve kısıtlamaların devam
ettiği dönemde telefonla gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların onayı
ile ses kayıtları alınmış ve mülakattan hemen sonra kayıtlar yazıya
dökülmüştür. Veri analizi için içerik analizi tercih edilmiştir.
İçerik analizi dahilinde öncelikle mülakat verileri betimsel analize
tabi tutulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre evden çalışma,
kadınlar için çoklu rol gerekliliklerinin aynı anda ve aynı mekanda
yerine getirilmesi anlamına gelmektedir. Bu durum çalışma ve
çalışma dışı saatler arasındaki sınırları belirsizleştirmiştir. Uzaktan
eğitim sistemi teknolojisini öğrenmek, geleneksel yüz yüze eğitim
sistemi gereklilik ve hedeflerini uzaktan eğitim sistemine adapte
etmek, veliler ile artan iletişim ve öğretmenler üzerinde artan
informal denetimleri gibi sebeplerle birinci vardiyada; çocuk bakımı, ev temizliği ve yemek yapma kapsamında artan ihtiyaçlar
nedeniyle de ikinci vardiyada iş yükünde artış yaşanmıştır. Bu
nedenle günlük dinlenme süreleri azalmıştır. Ayrıca, ebeveynlerin
öğretmenler üzerindeki denetim düzeyleri salgın döneminde artış
göstermiştir. Bu artışı açıklar nitelikte online eğitim, ebeveynlere
dersler boyunca sınıf ortamını farklı yollar ile yakinen gözlemleme
imkanı sunmaktadır. Artan denetimin, özellikle özel okul
çalışanı öğretmenlerde kaygı düzeyinin artması ve tükenmişlik
sendromu gibi sonuçlara kaynaklık edebileceği gözlemlenmiştir.
Diğer taraftan evden çalışma, ev ve okul arasındaki bağlamı
değiştirmenin (mod değişimi, odaklanma vb.) psikolojik
kazanımlarını deneyimleme şansını ortadan kaldırabilmektedir.
Ayrıca anne ve öğretmen rolleri arasında rol çatışması ihtimalinin
artabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Yapay Zekâ ve Prompt Mühendı̇slı̇ğı̇: Temel Kavramlar ve Uygulamalar
(Serüven Yayınevi, 2024-12-30) Esra İŞGÖR ŞİMŞEK
A systematic examination of metaverse technologies, with emphasis on second life as a pedagogical instrument
(Springer Berlin Heidelberg, 2024-06-27) Esra İŞGÖR ŞİMŞEK
This systematic review determines the impacts of the Second Life which is being used as a Metaverse environment. The primary objective is to identify and summarize the most recent research concerning the use of Second Life as a teaching tool in higher education. In this context, the PICO Framework was used to findj 24 articles published after the COVID-19 pandemic from peer-reviewed publications in the Web of Science, Scopus, and ERIC databases between November 2019 and May 2023. The papers focused on Second Life as a teaching tool in higher education. The study assessed both the positive and negative aspects of Second Life’s influence. The results indicated that the research on Second Life varied, with findings related to enhancing skills and creativity, positive effects on learning and engagement, subject-specific learning, language acquisition, perceived advantages of virtual reality, and the transition to virtual teaching. The review identified positive aspects such as improved radiological anatomy knowledge, enhanced creativity in art and design, better collaborative skills in chemistry, enriched cultural and language learning, and increased nursing practice readiness, alongside challenges like increased anxiety, technical difficulties, and usability issues. Additionally, limitations of the chosen databases, including potential biases due to their coverage were discussed. In future research, the use of metaverse technologies in education should be increased, technological and usability challenges should be addressed, and more research on different learning environments and user interactions should be done by educators and researchers.
Öğrenme Mühendisliği
(Serüven Yayınevi, 2023-04-30) Esra İŞGÖR ŞİMŞEK