Fakülteler
Permanent URI for this community
Browse
Browsing Fakülteler by Author "Abut, Yavuz"
Now showing 1 - 18 of 18
Results Per Page
Sort Options
Item A Relative Assessment of the Life-Cycle Costs of Rigid and Flexible Pavement Coatings in Turkey(European Journal of Science and Technology, 2020-01-01) Abut, YavuzChoosing pavement type is a challenging and much-debated issue among public authorities. It includes engineering factors such as materials, labor, and long-term performance within the scope of the initial (construction) and life-cycle costs. In recent years, given the significant public expenditure on road construction and rehabilitation processes, the trends in vehicle ownership caused by an increasing need to travel, and the decrease in local resources, concerns have been raised about the efficiency of pavement coating types. To ensure that taxpayers understand the full value of road expenditure, it is important to identify a coating type selection process that seeks to include the most appropriate construction, maintenance, and repair strategies possible. In this study, an LCCA was performed for a 2.2 km–long Roller Compacted Concrete (RCC) test track constructed in Kocaeli city. If asphalt is chosen instead of RCC as the coating preference, the economic factors that may arise at a national scale (in this case, Turkey) are discussed. During the 20-year service period, maintenance, repair, and rehabilitation planning were carried out on the basis of a 30-year analysis period. In terms of initial construction costs, an RCC road is 39.4 more economical than an asphalt road and provides maintenance and repair economies of 62 during the service period. In terms of life-cycle costs, an RCC road is a 46 more economical paving alternative than an asphalt road. Although the first serious maintenance activity was carried out in the 10th and 20th years of the asphalt road, it was significant that it only took place during the 20th year for the RCC road, and the asphalt maintenance material was more expensive than that for the RCC road.Item An Investigation into the Service Life of Seal Coated Roads in Turkey(International Marmara Sciences Congress (Spring), 2021-05-22) Abut, YavuzVarious effects such as service loads, uncertainties in material characteristics, changing environmental conditions (precipitation and temperature), and geographical differences are largely responsible for the pavement performance. Use of mechanistic-empirical methods is increasing in the recent years, and many approaches based on experimental works leave their place to the mechanistic approaches which take into account several performance criteria. In many countries, project administrations or organizations have started to formulate their specifications based on these methods. These adaptation studies are also continuing in Turkey. Mechanistic design is generally used in flexible and rigid pavements, but for low-volume roads, its use limited due to the economic reasons. Seal coating is designed using empirical methods with ten years as “estimated project period” in Turkey, and since it is based on empirical approach, maintenance and repair activities are very common and serious financial costs arise in the service life. In this study, thickness of seal coats is handled with a mechanistic approach and a design algorithm has been proposed depending on the compressive strain on the top of the subgrade. Due to the acceptable axle load repetition into the service life, an analysis with KENPAVE has been performed, which is the amount of permanent deformation that is likely to occur at the end of ten years. In an economic evaluation, it was determined that the mechanistic method offered a relatively more expensive solution and the difference depended on the resilient modulus of the subgrade soils.Item Bitümlü Sıcak Karışımların Kırılma Davranışının İncelenmesi(7. Ulusal Asfalt Sempozyumu, 2017-11-30) Abut, Yavuz; Karasahin, MustafaDüşük sıcaklıklarda asfalt kaplamalarda termal çatlakların oluşumu sıklıkla ortaya çıkar ve bu çatlaklar ilk etapta ciddi bir hasara neden olmamasına rağmen, çatlağın zamanla yayılmasıyla yapısal hasarın boyutu artmaya başlar. Bu çalışmada, bitümlü sıcak karışımlarda düşük sıcaklıklarda çatlak oluşumu ve yayılmasının araştırılması amacıyla yarım daire şeklinde numuneler üretilmiş ve AASHTO TP105-13’e uygun eğilme prosedürü uygulanarak kırılma özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Aşınma (Tip1) karışımları üzerinde yapılan deneysel çalışmalar sonucunda; Kırılma Enerjisi = 2706 J/m2, Birim Direnç = 1.035 kN/mm ve Tokluk = 0.83 MPa × m0.5 düzeyinde tespit edilmiştir. Ayrıca yarım daire numune üretiminde titreşimli tokmak kullanımının diğer kompaksiyon yöntemlerine alternatif olabileceği saptanmıştır.Item Düşük Hacimli Yollarda Donatısız Beton Üstyapılar İçin Bir Dizayn Kataloğu Önerisi(Beton 2017 Hazır Beton Kongresi, 2017-04-14) Abut, YavuzYol üstyapı tasarımında iklim koşulları, trafik kompozisyonu, yoldan beklenen hizmet düzeyi, servis ömrü, güvenilirlik, üstyapı ve zeminin mekanistik özellikleri gibi birçok parametre, tekrarlı yükler altında oluşacak olan yorulma, sünme, şekil değiştirme gibi sonuçlarla beraber bir veri şeklinde modellenebilmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü, Esnek Üstyapı Projelendirme Rehberi’nde eşdeğer dingil yükünün 3 milyonun altında olduğu yollar, düşük hacimli yollar olarak tanımlanmaktadır. AASHTO 1993 yönteminde ise düşük hacimli yollar için, 1 milyon eşdeğer dingil yüküne kadar rijit plak kalınlıkları verilmektedir. Türkiye ölçeğinde, rijit üstyapılar için yerel zemin ve iklim koşullarının tasarım kriterlerine adapte edildiği bir dizayn yöntemi bulunmamaktadır. Son zamanlarda özellikle yerel yönetimlerin yatırım programlarında yer alan beton yollar, yaklaşık 1000 km’yi bulmuştur. Bu yolların büyük bir kısmında Silindirle Sıkıştırılabilir Beton (SSB) yol teknolojisi kullanılmıştır. Bu çalışmada Türkiye’de kırsal kesimlerde trafik yükünün 3 milyonun altında olan yol tipleriyle alakalı AASHTO 1993 yöntemi kullanılarak, beton yollar için bir dizayn kataloğu oluşturulması hedeflenmiştir.Item Elektrikli Ark Ocağı Cürufu’nun Bitümlü Sıcak Karışımlarda Kullanılabilirliği(6. Ulusal Asfalt Sempozyumu, 2013-11-28) Abut, YavuzBu çalışmada, Kocaeli Dilovası Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren Demir Çelik Fabrikaları'nda yan ürün olarak ortaya çıkan Elektrikli Ark Ocağı Cürufu'nun bitümlü sıcak karışımlarda kaba agrega olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Doğal agrega ise, Kocaeli’deki Hereke kalker taş ocaklarından temin edilmiştir. Aşınma (Tip 1) Tabakası kapsamında ASTM D1559'a uygun Marshall briketleri hazırlandıktan sonra, sudan kaynaklanan bozulmalara karşı direnç (AASHTO T 283) testi sonucunda, geleneksel karışımlar ile cüruf+kalker karışımları arasında bir performans değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, cüruflu karışımların içeriğindeki düşük CaO nedeniyle soyulmaya karşı mukavemetinin düşük olduğu ve geleneksel karışımların sudan kaynaklanan bozulmalara karşı direnç açısından daha iyi performans sergilediği tespit edilmiştir.Item Esnek Üstyapılarda Kalıcı Deformasyon Ve Yorulmaya Bağlı Mekanistik Bir Modelleme Ve Duyarlılık Analizi(Konya Mühendislik Bilimleri Dergisi, 2022-06-01) Çarkanat, Fatma; Bozatlı, Sinem; Abut, YavuzEsnek üstyapı tasarım metotlarından olan ampirik yöntemler büyük ölçüde yol testlerine dayanmaktadır. Fakat mekanistik-ampirik tasarım yönteminde belirli faktörler göz önünde bulundurularak ortamın çevresel ve fiziki şartları hesaba katılarak bölgeden geçen araç trafiğinin sebep olduğu gerilme, deformasyon ve deplasmanlar ve bunun sonucunda da kaplamada oluşan yorulma düzensizlikleri, tekerlek izleri, termal çatlaklar göz önüne alınır, üstyapı kalınlıkları belirlenir ve o yol için gerekli servis ömrünün bulunması hedeflenir. Bu çalışmada, esnek üstyapı tasarımında mekanistikampirik bir metodu kullanan KENPAVE yazılımına, Karayolları Genel Müdürlüğü, Esnek Üstyapı Projelendirme Rehberi’nde bulunan tasarım kombinasyonlarından birkaç senaryo girilerek yolun servis ömrünün tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, elastik ve tabakalı bir kaplama sistemi tanımlandıktan sonra, asfalt tabaka alt noktasındaki yatay çekme gerilmesinin neden olduğu yorulma ve taban zemini üst noktasında düşey basınç gerilmesinin neden olduğu tekerlek izi deformasyonuna ait hasar modelleri programa girilmiştir. İkinci aşamada AASHTO 93 esnek üstyapı tasarım parametreleri olan trafik kategorisi, toplam mevcut SN değeri, taban zemini-MR (Esneklik Modülü) değerlerinin servis ömrüne etkileri, duyarlılık analizi yapılarak irdelenmiştir. Karar değişkenlerinin servis ömrü üzerindeki duyarlılıkları göz önüne alındığında dingil yükü sayısı ve taban zemini-MR etkisinin %95 güven aralığında anlamlı olduğu ve dingil yükü sayısının, servis ömrünü taban zemini-MR‘a göre daha çok etkilediği tespit edilmiştir.Item Evaluation of the Fracture Behavior of Asphalt Concrete Prepared In-Field Using Semi-Circular Bending (SCB) Test(3rd International Congress on Engineering Sciences and Multidisciplinary Approaches, 2022-02-11) Abut, YavuzMany highway administrations allocate significant annual budgets for the maintenance, repair and rehabilitation activities for the asphalt pavements. Cracks that develop daily and seasonally due to the environmental or mechanical effects caused by axle loads, propagate over time and become an important type of distress in asphalt layers. Thermal cracks in asphalt pavements occur frequently at low temperatures, and although these cracks do not initially cause failure, the severity of the damage begins to increase as the crack propagates over time. In this study, core specimens (Surface Course, Type-1) cut from the field were used to investigate crack initiation and propagation for Hot Mix Asphalt (HMA) at low temperatures. The fracture properties of the SCB (Semi-Circular Bending) specimens were determined by applying the bending procedure in accordance with AASHTO TP105-13. As a result of experimental works; Fracture Energy = 1389 J/m2, Stiffness = 13.74 kN/mm and Fracture Toughness = 0.32 MPa × m0.5 were determined. Micro cracks formed at the aggregate-bitumen interface due to traffic effects accelerated crack propagation. It has been concluded that the core specimens cut from the field in order to determine the fracture behavior at low temperatures in asphalt pavements can be an alternative to the specimens obtained in the laboratory by compaction or gyratory methods.Item Investigation of Relationship Between Water Absorption and Compaction Level of Asphalt Pavements for Field Verification(the 12th International Scientific Research Congress, Science and Engineering, 2021-12-18) Abut, YavuzIn order to build an asphalt concrete pavement resistant to environmental conditions and traffic, it is imperative that the mixture is designed correctly and compacted with appropriate equipment after laying operations. If the air voids distribution and dimensions in a finished pavement are above a certain limit, and especially if the air voids are interconnected, air and water intrusion may adversely affect the service life of the pavement, especially due to wet-dry and freeze-thaw cycle effects. Therefore, it is stipulated by various specifications that the level of compaction in a finished pavement should not exceed a certain limit. Minimum bulk density in the field typically ranges from 96% to 100% of compacted bulk density in the laboratory. In addition, according to KTS 2013, which is a main specification for highway constructions in Turkey, the average density of the core samples with a diameter of 10-15 cm taken from the field one day after its construction should not be less than 98% of the laboratory mix density and the single density should not be less than 96%. There is no limitation on the level of water that leaks into the pavement due to permeable voids and is likely to damage the pavement during the wet-dry and freeze-thaw cycles. On the other hand, Indirect Tensile Strength (ITS) test is applied to determine the resistance of the samples prepared in accordance with AASHTO T 283 against moisture-induced damage. However, since this experiment is a very detailed one, it cannot be performed at every project, laboratory and professional level. In this study, a quality control data set was used to determine the compaction level and water absorption rates by taking Bituminous Base Course (BBC), Binder Course (BC) and Wearing Course (WC) type core samples from the asphalt road network under the responsibility of Kocaeli Metropolitan Municipality. According to the linear regression analysis, by an experimental set in which the test results of a total of 1460 cores were used, a compacted level of 96% or higher was obtained in 79% of the set. For this group that meets the specification criteria, the water absorption rate by mass has been determined as 1% and it has been suggested that using this value as a threshold in the quality assurance system may be beneficial in minimizing possible damage to the pavement during wet-dry and freeze-thaw cycles.Item Investigation of the Use of Building Information Modeling (BIM) in Transportation Infrastructure(INTERNATIONAL İSTANBUL MODERN SCIENTIFIC RESEARCH CONGRESS -IV, 2022-12-30) Abut, Yavuz; Avcı-Karataş, Çiğdem; Can, Eray; Erbıyık, HikmetThe share of transport infrastructure in the economy occupies an important place in the financial indicators of many countries. Depending on the population growth, the need for flexible and cost-effective technological tools and methods in sustainability, including maintenance and repair of infrastructure services, is increasing daily. Building Information Modeling (BIM) is a method to prepare 3D models of buildings, including their materials and characteristics while performing advanced energy efficiency analyses that can reduce construction time and material waste. BIM has been widely adopted in vertical architecture for construction, maintenance, and repair works, and there is significant potential for these methods to be useful in the transportation industry. This study aims to examine the intersections of transportation infrastructure in the context of BIM with a current literatüre review and discuss the results. Based on these discussions, current issues and trends, application and use, emerging technologies, benefits and challenges, limitations, areas where research is needed, and future needs are discussed. Furthermore, the benefits of integrated modeling with geographic information systems (GIS) BIM in construction projects related to transportation infrastructure and the provision of spatial accuracy in this context were highlighted. Although academic studies mainly focus on roads, highways, and bridges, it is evident that the use of BIM in transportation infrastructures is increasing. Transportation infrastructure companies and academia should collaborate to calibrate these results. In addition, the major shortcoming in the literature is that the standards and regulations on this topic are not yet mature.Item Kauçuk Modifiyeli Asfalt Betonun Birim Deformasyon Özelliklerinin İrdelenmesi(1st International Conference on Engineering and Applied Natural Sciences (ICEANS 2022), 2022-05-11) Abut, YavuzAtık lastiklerin asfalt karışımlarında bitüme eklenen bir geri dönüşüm malzemesi olarak kullanılması; geri kazanım, geri dönüştürme, yeniden kullanma, azaltma gibi sürdürülebilirlik ilkelerine katkı sağlamaktadır. Karayolları Teknik Şartnamesi, Kısım-418’de kauçuk modifiye bitümler; lateks, öğütülmüş atık lastiklerden üretilen kauçuk esaslı ürünler gibi maddelerin katılarak, modifiye edilmesi ile üretilen kauçuk modifiye bitümler, gürültü azaltılması, kaplama performansının artırılması gibi amaçlar ile uygun görülen bitümlü tabakalarda kullanılabilen malzeme olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, bitümlü sıcak karışımlara bitümün ağırlıkça %20’si kadar öğütülmüş araç lastiği granülü eklenerek, normal ve öğütülmüş araç lastiği granülü ile modifiye edilmiş asfalt karımışların birim deformasyon özellikleri Marshall dizaynı perspektifi üzerinden irdelenmiştir. %20 oranında karışımlarda öğütülmüş araç lastiği granülü kullanımı ile Akma, Boşluk (Vh) ve Agregalar Arası Boşluk (VMA) değerlerinde sırasıyla yaklaşık olarak %32, %53 ve %13’lük bir artış gözlenmiştir. Bu duruma paralel olarak, bitümün daha elastik bir davranış sergilemesi sonucu ile de akma düzeyleri artma eğilimine geçmiştir. Stabilite, Özgül Ağırlık ve Asfaltla Dolu Boşluk (Vf) değerlerinde sırasıyla %21, %2 ve %14’lük bir azalma meydana gelmiştir. Ayrıca, öğütülmüş araç lastiği granülü kullanımı ile esnek üstyapılarda elastik kabiliyeti daha yüksek kaplamaların yapılabileceği tespit edilmiştir (%37 daha fazla). Türkiye’de her yıl yaklaşık olarak 300.000 ton civarında ömrünü tamamlamış araç lastiğinin ortaya çıktığı düşünüldüğünde, hem sürdürülebilirlik açısından daha ekonomik ve çevreci yolların yapılabilmesi, hem de asfalt kaplamada oluşacak olan kalıcı şekil değiştirmelerin azaltılmasına yönelik yürütülen projelerde lastik atıklarının kullanımının ekonomi ve tasarım avantajlarının olabileceği tespit edilmiştir.Item Kent İçi Yollarda Silindirle Sıkıştırılmış Beton Yol Uygulamaları: Kocaeli Örneği(4. Karayolu Ulusal Kongresi ve Sergisi, 2018-11-29) Gür, Aydin; Abut, Yavuz; Yaman, Ismail OzgurSilindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB), çelik bandajlı ve lastik tekerlekli silindirlerle kuru kıvamdaki bir beton karışımının sıkıştırılarak sertleşmesi sonucunda ortaya çıkan bir rijit üstyapı teknolojisidir. Bu teknoloji son dört yılda yerel yönetimler tarafından benimsenmiş, Kocaeli, Antalya, Denizli, Samsun ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyeleri tarafından 2017 verilerine göre yaklaşık 225 km uzunluğunda kent içi ve kırsal bölgelerde uygulamalar yapılmıştır. Bu çalışmada 2016 yılından bu yana Kocaeli İlinde yapımı devam eden SSB uygulamaları ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Ayrıca Laboratuvar ve saha çalışmalarının kapsamlı bir şekilde yürütüldüğü bu araştırmada, alternatif bir kaplama tercihi olmaya başlayan SSB yolun örnek bir karışım tasarımı verilmiştir.Item Sathi Kaplamalı Üstyapı Tasarımında Mekanistik Yaklaşım(4th International Conference on Applied Engineering and Natural Sciences, 2022-11-22) Abut, YavuzÜstyapı tasarımında, servis yüklerindeki çeşitlilikler, malzeme karakteristiklerindeki belirsizlikler, yağış ve sıcaklık gibi değişen çevre koşulları, coğrafi farklılıklar gibi karmaşık etkiler rol oynamaktadır. Tasarı aşamasında, mekanistik-ampirik yöntemlerin kullanılması giderek artmakta, deneysel yöntemlere dayanan birçok yaklaşım, yerini performans kriterlerinin olduğu mekanistik yaklaşımlara bırakmaktadır. Birçok ülkede proje hazırlayıcı idare veya kuruluşlar, şartnamelerini bu yöntemlere dayandırarak oluşturmaya başlamıştır. Ülkemizde de bu adaptasyon çalışmaları devam etmektedir. Bu yöntemler, genellikle yüksek hacimli esnek ve rijit üstyapı modellerinde kullanılmakta, düşük hacimli sathi kaplamalı üstyapı modellerinde ekonomik gerekçelerden ötürü kullanımı sınırlı tutulmaktadır. Bu çalışmada, sınırlı olan bu çalışma bölgesine ışık tutmak için; sathi kaplamalı üst yapılarda kesit tasarımı, mekanistik bir yaklaşımla ele alınmıştır. Bu amaçla, taban zemininin üst kısmındaki kalıcı şekil değiştirme miktarına (compressive strain on the top of subgrade) bir sınır değer getirilerek (1 yıl sonunda erişilebilecek kalıcı şekil değiştirme miktarı), taban zemini Esneklik Modülü (MR) ile Toplam Standart Dingil Sayısı (TSDS)’nın alt-temel tabakası derinliğiyle olan ilişkisi araştırılmıştır. Bunun için KENLAYER yazılımından faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda; mekanistik tasarımda MR ve TSDS ile kesit değişkenliği arasında kuvvetli bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca Tepki Yüzeyi Yöntembilgisi (TYY) yardımıyla bir dizayn kataloğu geliştirilerek, ampirik yöntemlere alternatif bir çözüm sunulmuştur. Ekonomik bir değerlendirmede ise, orta sınıf zemin MR değerlerinde mekanistik yöntemin, görece daha pahalı bir çözüm sunduğu tespit edilmiştir.Item Silindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) ve asfalt takviye tabakasından oluşan kompozit bir üstyapının saha performansının irdelenmesi(2. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi, 2022-11-16) Gür, Aydin; Abut, YavuzSilindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) yol türü, tüm dünyada önemli bir kaplama alternatifi olarak kullanılmaktadır. Özellikle kırsal kesimlerde ve ikinci derece servis yollarında yaygın olarak kullanılan SSB, kolay üretilebilirliği, erken trafiğe açma ve asfalt ekipmanları ile serme sıkıştırma yapılabilmesinin yanında, bünyesinde geri dönüşümlü malzemeler kullanılabildiği için, birçok projede ekonomi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra asfalt takviye tabakası (overlay), üstyapı yüzeyi için taşıma kapasitesinin artırılması veya farklı işlevsel hedefler için tasarlanabilmektedir. Bu çalışmada, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin denetiminde bulunan “Kocaeli İli Gölcük İlçesi Hisar (Asar) Deresi Yan Yolları ve Kavşakları Yapım İşi” kapsamında 2017 yılında inşaatı biten kompozit bir üstyapının (SSB üzerine asfalt takviye tabakası) 5 yıllık performansı irdelenmiştir. 2022 yılı itibariyle yolun trafiğe açılmasının ardından geçen 5 yıllık süre içerisinde, kaplamada oluşan yüzey özelliklerinin değişimi, derz çatlağı gelişimi ve dağılımı, asfalt kaplamada meydana gelen birim hacim ağırlık ve sıkışma düzeyi kayıpları ve son olarak SSB kaplamadaki basınç dayanımı değişimleri incelenmiştir.Item Silindirle Sıkıştırılmış Beton Üzerine BSK Aşınma Uygulaması ve Derz Bölgelerinde Geogrid Kullanılmasına Yönelik Bir Saha Çalışması(7. Ulusal Asfalt Sempozyumu, 2017-11-30) Gür, Aydin; Abut, YavuzSoğuk veya yağışlı hava koşulları nedeniyle esnek üstyapı inşaatı her zaman mümkün olamamaktadır. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kontrolünde gerçekleştirilen bir yapım işinde, mevsim koşulları nedeniyle Plentmiks Alttemel ve Bitümlü Temel inşaatlarında problemler yaşanmış, belediyenin hizmet verdiği bölgeler içerisindeki sanayi kuruluşlarından projenin öncelikli olarak tamamlanmasına dair ciddi talepler oluşmuştur. Ayrıca bölge içerisinde ilgili kurumlar tarafından yapılan alt yapı hatlarının, kırmızı kota yakın olması ve hem esnek üstyapı hem de alt yapıların inşaat esnasında zarar görme ihtimalinin yüksek olması nedeniyle esnek üstyapı tasarımı revize edilerek kompozit üstyapı şeklinde yeniden çözülmüştür. Çalışmada ayrıca yansıma çatlaklarının gelişiminin gözlemlenebilmesi için derz bölgelerinde geogrid uygulaması yapılmıştır.Item Structural Design and Economic Evaluation of Roller Compacted Concrete Pavement with Recycled Aggregates(WORLD MULTIDISCIPLINARY CIVIL ENGINEERING-ARCHITECTURE-URBAN PLANNING SYMPOSIUM - WMCAUS, 2017-06-16) Abut, Yavuz; Yildirim, Salih TanerUsing recycled aggregates in the concrete offers advantages in many areas such as waste management, energy save and natural resources, conservation of ecological balance, low CO2 emissions, and users are encouraged in this regard to use these materials. In this study, the profit / loss account arising in the structural design phase was investigated when Reclaimed Asphalt Pavement (RAP), which is limited to use in Roller Compacted Concrete (RCC) pavements, was used as coarse aggregate. RAP materials were used as coarse aggregates by the levels of 0%, 15% and 20% and mechanical properties such as compressive strength, flexural strength, splitting tensile strength and modulus of elasticity were investigated. In the last stage, the mechanical properties obtained from these experimental studies were entered into KENSLABS software as input, and the slab layer thicknesses were determined according to three different subgrade conditions and a certain fatigue criterion. According to the results, it has been determined that the use of RAP at a level of 20% is a serious reducing effect on mechanical properties and and the use of RAP at a level of 15% does not bring a great economic benefit but it is reasonable to use it as coarse aggregate in RCC mixes in consideration of environmental effects.Item Tünel Geometrisinin Deformasyonlar Üzerindeki Etkisinin Sığ ve Tabakalı Kaya Ortamında İncelenmesi(Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 2022-12-25) Adlım, Kübra Nur; Bozatlı Kartal, Sinem; Abut, YavuzTünel içindeki deformasyonlar, üst yapıdan gelen sürşarj yükü, aşırı yükleme, kayaç veya zemin biriminde oluşan içsel gerilmeler ile diğer faktörlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Tünel içi deformasyon ölçümü, tüneldeki plastik şekil değiştirmenin büyüklüğünü belirleyebilmek için önemlidir ve tünel güvenliğinin izlenmesinde önemli bir safhayı oluşturur. Bu çalışmada, dört tabakalı bir kaya formasyonunda ve yeraltı suyu etkisinde bulunan, at nalı veya yumurta şeklinde tasarlanan, NATM (Yeni Avusturya Tünel Açma Metodu) tekniği ile kademeli olarak açılacak olan tünellerin üç boyutlu ve doğrusal olmayan davranışları sonlu elemanlar yöntemi ile analiz edilmiştir. Kazı adımlarına göre farklı yükleme koşullarına maruz kalan taç ve tünel çevresinde meydana gelen kalıcı deformasyonlar ayrıntılı olarak incelenmiştir. Ayrıca her iki tünel geometrisinde, bütün kazı aşamalarında tünelin kritik kesitleri boyunca oluşacak olan kalıcı şekil değiştirmeler, deformasyon eğrileri sayesinde göreli olarak karşılaştırılmıştır. Sığ ve tabakalı kaya ortamında tasman ve konverjans miktarının azaltılmasında, tünel geometrisinin at nalı tipi yerine yumurta şeklinde seçilmesinin daha avantajlı olduğu tespit edilmiştir.Item Yansıma Çatlağı Oluşumu Açısından Kompozit Bir Üstyapının Performansının Belirlenmesi(1. Beton Yollar Kongresi, 2019-11-13) Abut, YavuzYansıma çatlağı oluşumu, rijit veya esnek üstyapılar üzerine inşa edilen asfalt kaplamalardaki temel bozulma tiplerinden biridir. Bu çatlaklardan su veya yabancı maddeler yol gövdesine sızarak kaplama yapısını bozar, sürüş kalitesini düşürerek yolun servis ömrünü kısaltır. Bu çalışma kapsamında, PavementDesigner.org yazılımı ile bir kompozit üstyapı tasarlanmış, yazılımdan elde edilen kesit özellikleri kullanılarak 2017 Nisan ayı itibariyle bir test yolu yapılmıştır. Sürekli gözlenen bu yolda, 2019 Eylül ayı ile ilk yansıma çatlağı gözlenmiş ve literatürdeki yansıma çatlağı hasar modelleri kullanılarak kaplamadaki toplam hasar oranı belirlenmiştir. Toplam uzunluğu 928 m olan, yapımından 2,5 yıl süre geçen ve sürekli gözlenen bu yolda yansıma çatlağı hasar oranı %6,1 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bulguların ilerleyen zamanlarda yapılması planlanan kompozit üstyapılar için bir performans göstergesi olarak kullanılması hedeflenmiştir.Item Yogun Trafik Altindaki SSB Kaplamanin Mekanistik Tasarimi Ve Tasarim Parametrelerinin Duyarlilik Analizi(International Marmara Sciences Congress (Autumn), 2021-12-11) Çelik, Gizem; Abut, YavuzSilindirle Sıkıştırılmış Beton (SSB) yollar son yıllarda özellikle belediyeler ve il özel idareleri tarafından kent içi ve kırsal alanlarda yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. SSB yollar düşük ilk yapım maliyeti, uzun servis ömrü, asfalt ekipmanlarıyla hızlı bir şekilde inşa edilebilmesi ve erken trafiğe açılabilmesi gibi önemli avantajları ile ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada, Yalova ili özelinde 1412 m uzunluğunda ve 7 m genişliğindeki bir asfalt yol kesiminde, kaplamanın SSB olarak inşa edilmesi durumunda ortaya çıkacak olan ilk yapım ve bakım-onarım maliyetleri irdelenmiş, asfalt kaplama ile karşılaştırmalı bir mukayese yapılmıştır. İkinci aşamada ise, SSB yol tasarım girdileri olan betonun eğilme dayanımı, çatlamış plak oranı, zemin reaksiyon modülü (k-value), güvenilirlik düzeyi ve servis ömrünün beton yol enkesiti üzerindeki duyarlılık etkileri mekanistik-ampirik bir yöntem ile irdelenmiştir. SSB yolun asfalt yola kıyasla, ilk yapım maliyeti açısından yaklaşık %25, bakım-onarım maliyetleri açısından ise yaklaşık %34 daha ekonomik olduğu tespit edilmiştir. Doğrusal duyarlılık analizi sonuçlarına göre ise, betonun eğilme dayanımı, çatlamış plak oranı veya zemin reaksiyon modülünden herhangi birisinin %25 azaltılması durumunda, kaplama kalınlığının sırasıyla %25, %4 ve %3 oranında arttığı, güvenilirlik düzeyi veya servis ömrü parametrelerinden herhangi birisinin %25 azaltılması durumunda ise, kaplama kalınlığının sırasıyla %44 ve %3 oranında azaldığı görülmüştür. Bu sonuçlara göre, inşaat maliyetini etkileyen en baskın tasarım parametrelerinin betonun eğilme dayanımı ve güvenilirlik düzeyi olduğu belirlenmiştir.