Sağlık Bilimleri Fakültesi
Permanent URI for this collection
Browse
Browsing Sağlık Bilimleri Fakültesi by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 52
Results Per Page
Sort Options
Item Spinal Kord Yaralanmalı ve Serebral Paralizili Bireylerde Mobilite ve Fonksiyonel Bağımsızlık Düzeyi Arasındaki İlişki(Özveri Dergisi, 2009-12-31) saltan, asumanItem The investigation of the effects of wheelchair basketball on wheelchair skills(19th symposium of adapted physical activity, 2013-07-19) saltan, asumanItem The Role of Assistive Device Usage on Functional Independent in People who Live in Nursing Homes(3rd World Conference on Health Sciences, 2016-04-28) saltan, asumanItem Genç Yetişkinlerde Egzersiz Yapma, Sağlıkla İlgili Yaşam Kalitesi ve İlişkili Etmenlerin Araştırılması(14th International Sport Sciences Congress, 2016-11-04) saltan, asumanItem Patellar tendon mechanical properties change with gender, body mass index and quadriceps femoris muscle strength(Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica, 2017) TAŞ, SERKAN; YILMAZ, SEVAL; ONUR, MEHMET RUHİ; SOYLU, ABDULLAH RUHİ; ALTUNTAŞ, ONUR; KORKUSUZ, FEZAObjective: The purpose of this study is to assess the effect and correlation of gender, body mass index (BMI) and quadriceps femoris (QF) muscle strength on patellar tendon (PT) thickness and stiffness in healthy sedentary individuals. Methods: This study was carried out with 67 (36 female, 31 male) healthy sedentary individuals between the ages of 18e44 (28.0 ± 7.5 years). The individuals included in the study were divided into two groups according to their gender and BMI (18.5 < BMI < 25 and 25 < BMI). The body composition was determined with Tanita Body Composition Analyser. PT thickness and stiffness was measured with ACUSON S3000 Ultrasonography Device using 9L4 ultrasonography probe. QF concentric muscle strength of the individuals was measured with Biodex® System 4 Dynamometer at 60 /sec angular speed. Results: It was found that PT stiffness was higher in males compared to females (p < 0.001). It was found that PT stiffness was lower in obese individuals compared to individuals with normal weight (p ¼ 0.017). A negative and weak correlation was found between BMI and PT stiffness (r¼ 0.26, p ¼ 0.032), whereas a negative and moderate correlation was found between fat percentage and PT stiffness (r ¼ 0.50, p < 0.001). A moderate correlation was found between BMI and PT thickness (r ¼ 0.54, p < 0.001). It was found that peak torque at 60 /sec angular speed had a moderate correlation with PT stiffness (r ¼ 0.44, p < 0.001) and PT thickness (r ¼ 0.45, p < 0.001). Conclusions: PT stiffness is correlated and affected by gender, BMI and QF muscle strength whereas PT thickness is correlated and affected only to BMI and QF muscle strength.Item Koroner Arter Hastalarında Ağrı, Dispne ve Kinezyofobinin Yaşam Kalitesine Etkisi(Anadolu Kliniği Tıp Bilimeri Dergisi, 2017-06-04) saltan, asumanAmaç: Bu çalışmada koroner arter hastalarında (KAH) ağrı, dispne, yorgunluk ve kinezyofobinin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya KAH tanısı konmuş 114 hasta (88 erkek, 26 kadın) dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen hastaların sosyodemografik ve klinik özellikleri kaydedildi. Kinezyofobi için Tampa Kinezyofobi Ölçeği, ağrı için Vizüel Ağrı Skalası (VAS), dispne için modifiye Medical Research Council Skalası (mMRCS), yorgunluk için Yorgunluk Şiddeti Ölçeği (YŞÖ) ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesi için de Nottingham Sağlık Profili (NSP) kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen bireylerin yaş ortalaması 65,26±8,63 yıl idi. Hastalarda VAS puanları ile kinezyofobi, yaşam kalitesinin ağrı, fiziksel aktivite alt parametreleri ve toplam NSP puanı arasında bir ilişki bulundu (p<0,05). Kinezyofobi ile yorgunluk, yaşam kalitesinin enerji seviyesi, ağrı, emosyonel reaksiyon, fiziksel aktivite alt parametreleri ve toplam NSP puan değeri arasında da bir ilişki belirlendi (p<0,05). Benzer şekilde, yorgunluk düzeyi ile yaşam kalitesinin enerji seviyesi, ağrı alt parametresi ve toplam NSP puanı arasında da bir ilişki gözlendi (p<0,05). Dispne ile VAS, kinezyofobi, yorgunluk, yaşam kalitesinin enerji seviyesi, fiziksel aktivite alt parametresi ve toplam yaşam kalitesi puanı arasında ilişki olduğu görüldü (p<0,05). Tartışma ve Sonuç: Çalışmamızda KAH’lı hastalarda yorgunluk ve kinezyofobinin yaşam kalitesini azalttığı gözlenmiştir. Hastalarda kinezyofobiye neden olan ağrı ve yorgunluk gibi faktörlerin azaltılmasına yönelik yaklaşımların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracağı düşüncesindeyiz.Item Usnea Longissima Ach. Liken Türününün Metanol Ekstresinin İn Vitro Sıçan Midesinde Mide Asit Sekresyonu Üzerine Etkisi(Atatürk Üniversitesi Vet. Bil. Derg., 2017-12-20) ASLAN ENGİN, TUBANUR; ÇELEBİ, FİKRET; ŞENGÜL, EMİN; GELEN, VOLKAN; ÇINAR, DURSUNALİLikenler alternatif tıpta yaygın olarak kullanılanılan birliklerdir. Likenlerin biyolojik içerikleri ve etkinlikleri üzerine çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmada Usnea longissima Ach. liken türünden elde edilen metanol ekstresinin in vitro sıçan midesinde asit salgısı üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmamızda Sprague-Dawley ırkı 24 adet erişkin erkek sıçan kullanıldı. Sıçanlar anestezi altında ötenazi edildiler. Mide dokusu izole edildi ve serozal solüsyon bulunan petri kabı içinde temizliği yapıldı. Mide içeriğinin boşaltılması işlemi ise mukozal solüsyon ile yapıldı. Usnea longissima Ach. metanol ekstresinin mide asit salgısı üzerine beş farklı dozunun (0.012 µg/ml, 0.12 µg/ml, 1.2 µg/ml, 12 µg/ml, 120 µg/ml) etkileri, izole organ banyosunda nöronal (asetilkolin) ve parakrin (histamin) yolakların antagonistlerinin varlığında ve yokluğunda araştırıldı. Sonuç olarak, Usnea longissima Ach. ektraktının farklı dozlarının mide asit sekresyonunu önemli düzeyde artırdığı belirlendi. Usnea longissima Ach.’nın mide asit salgısını artırıcı etkisinin histamin aracılı parakrin yolak üzerinden olduğu kanaatine varıldı.Item Kadınlarda Pilates Temelli Egzersizin Postür, Yaşam Kalitesi, Depresyon Belirtileri ve Ağrı Üzerine Etkisinin Araştırılması(Fırat Üniversitesi Sağlık Bilimleri Tıp Dergisi, 2018) saltan, asumanAmaç: Çalışmada, kadınlarda pilates temelli egzersiz uygulamasının ağrı, depresyon belirtileri, yaşam kalitesi, postür üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Randomize kontrollü tipte bir çalışmadır. Bireyler seçildikten sonra randomize olarak iki gruba ayrıldılar (Egzersiz grubu, n=11 ve Kontrol grubu, n=11). Eğitim grubuna 3 ay boyunca egzersiz uygulanırken kontrol grubuna her hangi bir uygulama yapılmadı. Demografik veriler kayıt edildikten sonra, bireyler Görsel Ağrı Ölçeği (GAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Newyork Postür Testi (NPT), Notthingham Sağlık Profili (NSP) ve Bel Kalça Oranı (BKO) ile değerlendirildi. Bu değerlendirmeler 12 haftalık egzersiz uygulaması öncesi ve sonrası uygulandı. Bulgular: Egzersiz grubunda uygulama öncesi ve sonrası dönemler arasında VKİ, BKO ve postür değerlerinde anlamlı farklılık bulundu (P<0.05) ve bu farklılıklar kontrol grubunda bulunmadı (P>0.05). Sonuç: Pilates temelli egzersizin, kadınlarda, postür ve vücut kompozisyonu üzerine etkili olduğu söylenebilir.Item Comparison of Median Nerve Mechanosensitivity and Pressure Pain Threshold in Patients With Nonspecific Neck Pain and Asymptomatic Individuals(Journal of Manipulative and Physiological Therapeutics, 2018) Yılmaz, Seval; TAŞ, SERKAN; YILMAZ, ÖZNURObjective: The purpose of this study was to investigate the presence of median nerve mechanosensitivity by comparing median nerve neurodynamic test results of patients with nonspecific neck pain (NNP) and asymptomatic individuals. Methods: A total of 40 patients (30 women, 10 men) with NNP between the ages of 21 and 62 years (39.53 ± 10.18 years) and 38 asymptomatic individuals (23 women, 15 men) between the ages of 18 and 60 years (37.13 ± 9.64 years) participated in the study. Pressure pain threshold was assessed with digital pressure algometer, cervical joint range of motion was assessed with a universal goniometer, and median nerve mechanosensitivity was assessed with Upper Limb Neurodynamic Test 1 (ULNT1). The test step where the first sensory response was given, the location and character of the sensory response, and the final elbow extension angle were recorded during ULNT1. Results: Patients with NNP had significantly decreased pressure pain threshold (P b .001), decreased range of motion of cervical flexion (P b .001), and decreased cervical lateral flexion (P = .001) compared with asymptomatic individuals, whereas no change was identified in range of motion of rotation (P = .100). In ULNT1, 45% of patients with NNP reported pain and 40% of them reported stretch. A total of 65% of asymptomatic individuals reported stretch, and 13% of them reported pain. It was identified in ULNT1 that final elbow extension angle was lower in the NNP group compared with asymptomatic individuals (P = .008). Conclusion: Median nerve mechanosensitivity increased, pressure pain threshold decreased, and active neck motion was limited in indiviItem YAŞLI BİREYLERDE YAŞANILAN YER İLE YALNIZLIK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI(Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi, 2018-09-08) saltan, asumanÇalışmanın amacı, ev ortamı ve huzurevinde yaşayan yaşlı bireylerde yalnızlık durumunun incelenmesidir. Çalışmaya, 99 yaşlı birey katıldı. Rastgele örneklem yöntemi kullanıldı. Araştırmacılar tarafından yaşlı bireylerin zamanının geçirebileceği mekânlar (parklar, kahvehaneler, vb.) ziyaret edildi. Çalışmamız tanımlayıcı niteliktedir. Çalışmada, bireylerin yalnızlık durumunu değerlendirmede UCLA Yalnızlık Ölçeği (UCLA) kullanıldı. Çalışma kapsamına alınan yaşlı bireylerin yaş ortalaması 74.96±8.12 bulunurken, bireylerin Vücut Kütle İndeksi (VKİ) ortalaması 28.25±6.61 bulundu. UCLA ile yaş ve VKİ arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0.05). UCLA ile yaşanılan yer ve cinsiyet arasında yapılan analizde ise anlamlı farka rastlanmadı (p>0.05). Literatüre göre yalnızlık yalnız yaşama ile ilişkili olabileceği gibi sosyal ve emosyonel birçok faktörle ilişkili olabilmektedir. Çalışmamız ile yalnızlığa etki edebilecek olan faktörlerden biri olan yaşanılan yer ile yalnızlık arasında ki ilişki bulunmadı. Gelecekte örneklem büyüklüğü artırılarak yalnızlıkla ilgili çalışmalara devam edilmesinin uygun olacağı görüşündeyizItem In Vitro Investigation of the Anticancer Activity of Friedelin in Glioblastoma Multiforme(Afyon Kocatepe University Journal of Science and Engineering, 2018-11-28) Emsen, Bugrahan; ASLAN ENGİN, TUBANUR; Turkez, HasanThere are different herbal methods used for support in many cancer diseases. Lichens are important organisms containing unique herbal compounds and it is known that they have different anticancer activities. Starting from these features, the present study was aimed to investigate anticancer activity of friedelin (FRI), a lichen compound against glioblastoma multiforme (GBM) showed dangerous malignant properties within brain cancer species. It was used human U87MG-GBM cancer cell lines and primary rat cerebral cortex (PRCC) non-cancerous cells isolated from Sprague-Dawley rats in order to determine side effect level of FRI. In the experiments, cytotoxic (via 3-(4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5- diphenyltetrazolium bromide (MTT) and lactate dehydrogenase (LDH) tests), antioxidant (via total antioxidant capacity (TAC) test), pro-oxidant (via total oxidative stress (TOS) test) and genotoxic (via 8- hydroxy-2′-deoxyguanosine (8-OH-dG) test) activities of different concentrations of FRI were tested. As a result of the study, MTT assay revealed that FRI showed higher cytotoxic activity on U87MG cells compared to PRCC cells (median inhibitory concentration (IC50): 46.38 and 1271.77 mg/L, respectively). Based on U87MG cells, it was determined a significant positive correlation between LDH and TOS activities. High positive correlation between TAC and cell viability on healthy PRCC cells exhibited antioxidant capacity of FRI. Consequently, the results obtained from the present study proved the potential of natural product with an antioxidant capacity as a source for anticancer compound against GBM.Item Yaşlılarda Düşmelere Yönelik Multidisipliner Yaklaşımlar(Smyrna Tıp Dergisi, 2018-12-31) saltan, asumanKlinikte, yaşlanma ile birlikte görülen fizyolojik gerileme sonucunda ortaya çıkan işlevsel bozukluk ve bireyin hastalığı nedeniyle takip edilen tıbbi durumu, yapılan uygulamaları farklılaştırmaktadır. Burada önemli olan yaşlı birey klinikten içeri girdiği andan itibaren her yönüyle dikkatli bir biçimde değerlendirilmesidir. Yaşlı bireyin tanısı ne olursa olsun düşme riski yönünden değerlendirilmesi, ayrıca müdahalede bulunan sağlık profesyonellerinin de bunun farkında olması önemlidir. Sağlık profesyonellerinin, hastane uygulamalarından, bakım uygulamaları, rehabilitasyon ve egzersiz uygulamalarına kadar her alanda yaşlı bireyi düşme yönünden değerlendirmesi ve koordineli çalışması gerekmektedir. Ayrıca multidisipliner bir yaklaşım sergilenerek yaşlı bireylerde düşme riski analizlerinin çok yönlü yapılması, düşme oranlarının azalmasında önemli faktörlerdendir. Bu nedenle sağlık profesyonellerinin yaşlılarda düşme riskine yönelik farkındalıkları artırılmalıdır.Item Kronik bel ağrılı bireylerde alt ekstremite izokinetik kaskuvvetinin değerlendirilmesi(JOURNAL OF EXERCISE THERAPY AND REHABILITATION, 2019) Yılmaz, Seval; YILMAZ, ÖZNURAmaç: Bu çalışmada kronik bel ağrısı olan hastalarda alt ekstremite izokinetik kas kuvveti değişikliklerini incelemek ve izokinetik kas kuvveti ile semptom şiddeti arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlandı Yöntem: Bu çalışmaya 20-50 yaş aralığında (ortalama yaş: 33.4±10.2 yıl) 48 kronik bel ağrılı ve 19-50 yaş aralığında (ortalama yaş: 31.7±9.0 yıl) 47 sağlıklı birey katıldı. Kronik bel ağrılı bireylerin ağrı şiddeti Vizüel Analog Skalası (VAS) kullanarak, özür düzeyi Oswestry Disabilite İndeksi (ODİ) kullanılarak değerlendirildi. Bireylerin quadriceps ve hamstring izokinetik kas kuvveti Biodex Sistem 4 (Biodex Corp, Shirley, NY) kullanılarak 90°/sn hızda değerlendirildi. Bulgular: Kronik bel ağrılı grupta istirahat ağrısı şiddeti VAS’a göre ortalama: 3.7±2.7 cm, aktivite ağrısı şiddeti ortalama: 5.8±2.4 cm, gece ağrısı şiddeti ortalama: 2.6±3.3 cm idi. ODİ yüzdesi ortalama 21.64±12.11 idi. Quadriceps ve hamstring kaslarının konsentrik ve izometrik kuvveti açısından gruplar arasında fark yoktu (p>0.05). Kas kuvveti ile ağrı ve disabilite sonuçları arasında ilişki olmadığı bulundu (p>0.05; r<0.20). Sonuç: Sonuçlarımıza göre, quadriceps ve hamstring izokinetik kas kuvveti kronik bel ağrısı olan hastalarda sağlıklı bireylerden farklı değildir. Quadriceps ve hamstring izokinetik kas kuvveti ile ağrı ve disabilite ilişkili değildir.Item Tekerlekli Sandalye Kullanıcılarında Aktivite Seviyesini Etkileyen Demografik Özelliklerin Belirlenmesi: Karşılaştırmalı Çalışma(Turkiye Klinikleri J Health Sci, 2019-03-21) saltan, asumanAktif yaşam tarzının faydaları bilinmesine rağmen bir çok tekerlekli sandalye (TS) kullanıcısı hareketsiz yaşamı tercih etmektedir. Aktif bir yaşam TS kullanıcılarında aynı zamanda TS ile hareket etme yeteneği anlamına gelmektedir. Engelli bireyin topluma katılımını etkilemektedir. TS ile hareket ederken oluşan memnuniyet seviyesinin genel yaşam kalitesi ile pozitif ilişkili olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın amacı günlük yaşamında hareket etmek için tekerlekli sandalye kullanan, topluma katılmış sporcu ve sedanter engelli bireylerin demografik özelliklerinin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya yürüme fonksiyonları olmayan, günlük yaşamlarında hareket etmek için TS kullanan sedanter ve TS basketbol sporu yapan bireyler dahil edildi. Bireyler sporcu (n=111) ve kontrol (n=85) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Bireylerin cinsiyet dağılımları sporcu grubunda %9,9 (n=11) oranında kadın, %90,1 (n=100) oranında erkek; kontrol grubunda ise sırasıyla %38,8 (n=33)oranında kadın ve %61,2 (n=52)oranında erkek olarak belirlendi. Bireylerin demografik bilgileri (yaş, cinsiyet, vücut kütle indeksi (VKİ), meslek, eğitim, engel tipi, engel zamanı) alındı. Bulgular: Yaş (p<0,001), cinsiyet (p<0,001), meslek (p=0,011), eğitim (p=0,0002) ve engel tipi (p=0,001), parametrelerinde gruplar arası anlamlı fark olduğu görüldü. Engel zamanı (p= 0,424) ve vücut kütle indeksi (p=0,181) parametrelerinde ise gruplar arası anlamlı fark bulunmadı. Sonuç: Engelli bireylerde aktivite katılımının eğitim düzeyi ve mesleki durum üzerinde etkili faktör olduğu, kadın engellilerin aktivitelere katılımlarının teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Engelli bireylerin aktivite katılım seviyesinin artırılmasına yönelik çalışmalarda bireysel değerlendirmelere yer verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.Item Inhibition of growth of U87MG human glioblastoma cells by Usnea longissima Ach.(Anais da Academia Brasileira de Ciências, 2019-10-07) EMSEN, BUGRAHAN; OZDEMIR, OZLEM; ASLAN ENGİN, TUBANUR; TOGAR, BASAK; CAVUSOGLU, SEYDA; TURKEZ, HASANHerbal medicines are efficient to reduce side effects in the fight against glioblastoma, which plays a critical role within brain cancer species. The recent studies designated for testing the effects of lichens that have shown numerous anticancer activities on glioblastoma so far. In the present study, different concentrations of water extract obtained from Usnea longissima Ach. were used in order to determine cytotoxic (via 3-(4,5-dimethylthiazol-2-yl)-2,5-diphenyltetrazolium bromide and lactate dehydrogenase tests), antioxidant (via total antioxidant capacity test), pro-oxidant (via total oxidant status test) and genotoxic (via 8-hydroxy-2′-deoxyguanosine test) effects of them on human U87MG-glioblastoma cancer cell lines. Primary mixed glial-neuronal non-cancerous cells from Sprague-Dawley rats were also utilized to measure the effects of treatments on non-cancerous cells. Based on median inhibitory concentration values, the data belonged to non-cancerous cells (2486.71 mg/L) showed distinct towering compared to U87MG (80.93 mg/L) cells. The viability of non-cancerous and U87MG cells exposed to extract is decreased in a dose dependent manner. It was also showed that low concentrations of extract notably increased total antioxidant capacity on non-cancerous cells. In addition, various phenolic compounds in extract were detected through high-performance liquid chromatography. The recent results encourage that extract will be able to have therapeutic potential against glioblastoma.Item Identifying relationships between kinesiophobia, functional level, mobility, and pain in older adults after surgery(Aging Clinical and Experimental Research/ Springer Nature, 2021) saltan, asumanItem ONKOLOJİ BİRİMİNDE TEDAVİ ALAN HASTALARIN MANEVİ İYİ OLUŞLARI VE YAŞAM KALİTELERİ(2021) Köktürk Dalcalı, Berna; Durgun, Hanife; Can, ŞeydaManevi iyi oluş kişinin hayatındaki dengeye işaret etmektedir. İnsanları yaşamları boyunca karşılaşabilecekleri bazı hastalıklar bu dengeyi bozabilmektedir. Özellikle kanser gibi yaşamı tehdit eden hastalıklarda bireyin yaşam kalitesinin sürdürülmesinde manevi iyi oluşun rolü büyüktür. Bu nedenle çalışma kanser hastalarının manevi iyi oluşları ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi belirlemek için gerçekleştirilen kesitsel bir çalışmadır. Araştırma Kasım 2019-Şubat 2020 tarihleri arasında çalışmaya katılmayı kabul eden 87 hasta ile tamamlanmıştır. Veriler araştırmacılar tarafından geliştirilen yapılandırılmış soru formu, Manevi İyi Oluş Ölçeği (FACIT-Sp-12) (Version 4) ve Yaşam Kalitesi Ölçeği (EORTC QLQ-C30) ile toplanmıştır. Veriler SPSS 21.0 programı ile analiz edilmiştir. İstatiksel testlerden yüzde, frekans, ortalama, standart sapma, iki bağımsız değişken arasındaki farklılığın belirlenmesinde Student t testi ile çoklu bağımsız değişkenler arasındaki farklılığın belirlenmesinde ANOVA testi kullanıldı. Veriler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde Pearson Korelasyon Analizi kullanıldı. Hastaların manevi iyi oluş puanlarının ortalamanın üstünde olduğu görüldü. Çalışmada hastaların; Manevi İyi Oluş Ölçeği’nden aldıkları puanların yüksek olduğu, EORTC QLQ-C30 alt boyutlarından aldıkları puan ortalamaları; Avrupa ülkeleri referans değerleri ile karşılaştırıldığında semptom skorunun Avrupa ülkelerinin referans değerinin üzerinde, fonksiyonel skor ve genel sağlık skorunun ise referans değerin altında olduğu görüldü. Manevi iyi oluş toplam puanının fonksiyonel skor ve genel sağlık durumu skoru ile ilişkili olduğu görüldü.Item The musculoskeletal problems and psychosocial status of teachers giving online education during the COVID-19 pandemic and preventive telerehabilitation for musculoskeletal problems(Work, 2021) Kayabınar, Erdi; Kayabınar, Büşra; Önal, Birol; Zengin, Hatice Yağmur; Köse, NezireBACKGROUND: Musculoskeletal and psychosocial problems have tended to increase during the COVID-19 pandemic. OBJECTIVE:To evaluate the changes in musculoskeletal problems and psychosocial status of teachers during theCOVID-19 pandemic due to online education and to investigate the effects of preventive telerehabilitation applications for musculoskeletal problems. METHODS: Forty teachers who conducted online education during the pandemic volunteered to participate in the study. All assessments were performed via online methods. The Cornell Musculoskeletal Discomfort Questionnaire (CMDQ), ProFitMap-Neck questionnaire, Oswestry Disability Index (ODI), and Upper Extremity Functional Index (UEFI) were used to evaluate musculoskeletal problems; the Beck Anxiety Inventory (BAI) and the Beck Depression Inventory (BDI) were used to evaluate anxiety and depression, respectively; and the Work–Life Balance Scale (WLBS) was used to evaluate how well individuals achieve this balance. Information about before online education, during online education, and after training was obtained with the assessments. After the first assessment, telerehabilitation, which involved presentations and brochures, was applied to 18 participants willing to participate in the training. RESULTS: The ProFitMap, UEFI, and WLBS scores during the online education decreased significantly, while the scores of the CMDQ, ODI, BDI, and BAI during the online education increased significantly compared to the pre-online education scores (p < 0.05). In addition, the total CMDQ, ProFitMap, and ODI scores improved significantly after the training (p < 0.05). CONCLUSIONS: Musculoskeletal and psychosocial problems increased in teachers during online education. Preventive telerehabilitation methods will be beneficial for individuals who do not have access to face-to-face physiotherapy.Item Analysis of Knowledge, Beliefs, and Attitudes of Patients in the Emergency Service Toward Rational Drug Use(2021) Can, ŞeydaBACKGROUND/AIMS: Irrational drug use results in the inability to get the expected outcome from the treatment and inappropriate demands of patients stemming from overuse of drugs and drug addiction, and these factors lead to an increased number of applications to health institutions. This study aimed to identify the factors that affect the knowledge, beliefs, and attitudes of patients presenting to the emergency department in terms of rational drug use. MATERIALS and METHODS: This is descriptive cross-sectional research that includes patients who applied for treatment to the emergency department of a state hospital in Turkey between 01.08.2019–31.12.2019. The study sample was composed of 262 patients who agreed to participate in the study. The study used the Rational Drug Use Scale (RDUS) and Drug Use Health Belief Scale (DUHBS) as data collection tools. RESULTS: The mean scores of participants from RDUS (32.37±6.56) and DUHBS (144.37±19.68) were at a good level. A positive and significant relationship was found between RDUS and DUHBS mean score of patients (p <0.01). Knowledge of rational drug use differed according to age, gender, economic status, educational level, and reasons for applying to the emergency department variables (p <0.05), and health beliefs regarding drug use varied according to the gender variable (p <0.01). CONCLUSION: Study results are significant since they revealed the factors that affect the patients’ knowledge of rational drug use and their related health beliefs, as well as the relationship between these factorsItem Pain Assessment in Patients Who Receive Hemodialysis Treatment(2021) Can, Şeyda; Arda, ArzuAim: Pain is an important health issue that is common among patients who receive hemodialysis treatment and greatly affects the patients’ quality of life. This study aims to assess the qualitative pain characteristics of patients who receive hemodialysis treatment using the McGill Pain Questionnaire. Material and Method: This descriptive and cross-sectional study included 87 patients who received HD treatment. Data were collected using an information form and the McGill Pain Questionnaire in the HD clinic of a training and research hospital in Turkey between 01.04.2019 and 31.09.2019. Results: The study is found that the mean current pain scores of the HD patients were moderate (2.13±0.56). The study is determined that the patients experienced pain most often in the lower extremity (36.8%) and head region (29.9%) and least in the upper extremity (11.5%). The hemodialysis procedure (44.8%), not following the diet (23%), fatigue (16.1%) and stress (16.1%) were found to intensify the pain. The study is found that analgesics (36.8%), resting (31%), complementary approaches (17.2%) and other practices (14.9%) relieved pain when patients were in pain. The study is also found that the patients often used the words tiring (n=47), sickening (n=42), fearful (n=41), and wretched (n=38) to define the pain they felt. Conclusion: Measuring pain are greatly important to increase the quality of life. The results obtained indicate that assessment of the pain individualistically will be a guide to provide a holistic approach in HD patients.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »